20 Ağustos 2015 Perşembe

at hırsızlarının cenneti

Bazen hayatı kolaylaştıran şeyler kişiler için tam bir eziyete dönüşebiliyor. Mesela araba. Arabanız mı var? Oh, rahatça (ve eğer trafik de yoksa) istediğiniz yere kolayca ulaşabilirsiniz. Amma velakin arabanızın olması iki senede bir devlet tarafından araba muayenesi adı altında soyulmanız anlamına da gelmekte.
Yıllardır arabasının muayenesini bizzat kendi yaptıran biri olarak, bu postun konusunu araba muayene istasyonu gözlemlerime ayırmak istedim. Belki kadın başınıza siz de oralara gidip, bu güzide!! ortamı görmek isteyebilirsiniz günün birinde, kimbilir.
Araba muayene istasyonları genelde o şehrin "Allah'ın unuttuğu" bölgesinde bulunmaktadır. Yola çıkmadan önce bir sürü harita incelemeniz, navigasyon aletinizi kurmanız, o muayene istasyonunu bilen edene sormanız yine de o cehennemin dibi yere giderken yolda durup en az beş kişiye, 'Bi Biskrem versem!' kızı şirinliği ile yol sormanıza engel teşkil etmez. Hadi diyelim oraya vardınız bir şekil, daha kapıdan girerken size atmaca gibi yaklaşan; "Abla, yangın tüpün var mı, abla?"cılarla karşılaşıp, direksiyonun arkasından yaptığınız kaş göz işareti (kaş göz işaretini oldukça ciddi yapmanız lazım ona göre, malum kaş göz işi ciddi iş, şakaya gelmez) ile onları savuşturmanız bu zorlu etabın ilk basamağını oluşturur.
Hadi onları atlattınız diyelim, bir sonraki basamak muayene ödemesi için sıra almak olacaktır. Sıranın size gelmesini beklerken artık çeşit çeşit at hırsızı ile dakikalarınızı paylaşırsınız ve bir ülkede erkek profilinin gerçek resmini görürsünüz. Allahım bir ülkede erkekler hiç mi yıkanmaz, hiç mi dişlerini fırçalamaz, hiç mi ayakkabılarını silmez, boyamaz, tozunu aldırmaz veya bu adamların hiç mi anası, karısı, bacısı yoktur da bunlar dışarı çıkarken "Bey, pantalonun totondan düşmek üzere, bir kemer tak, bir şey yap!"demez (ya da belki diyorlardır da kafalarına zümzüğü yiyorlardır bilmem tabii).
Eğer şimdiye kadar saydığım bütün basamakları başarı ile atlattıysanız aferim size. Şimdi arabanızda oturup, büyük ekrandan numaranızın biran once yanmasını bekleyip, bir yandan da herhangi bir aksilik olmadan (mesela bir gün önce servise gidip yaptırdığınız stop lambalarınız ne hikmetse muayeneye geldiğinizde patlayabilebilir ya da bakanlık ruhsatlarda değişik yapmışlardır ve siz sürekli ruhsatınızda yazan şeyleri okumadığınız için koltuk sayınızın yazılıp yazılmadığından haberiniz olmayabilir. Bu gibi durumlarda yukarıdaki bütün prosedürleri baştan almanız gerektiğini bilmeniz gerek) buradan kurtulmak için dua edin.
Arabanız muayeneye girdikten sonra herşey yirmi dakika içinde bitiyor ve sizi bilemeyeceğim ama ben ne zaman arabamın muayenesini bitirseler ve gerekli evrakları imzalatsalar, çocuğu liseden mezun olmuş, diploma alan anne gibi hisleniyorum ve gözlerim doluyor.
Umarım vatana millet faideli bir post olmuştur.

Hiç yorum yok: