28 Şubat 2024 Çarşamba

koptu valla

 



evvvveeetttt sonunda dananın kuyruğu koptu valla. tahmin ettiğimden çok daha hızlı, çok daha rahat, çok daha kolay hani su gibi aktı gitti derler ya öyle aktı gitti bütün tez savunmam. böylece bir klişe daha test edilip onaylanmış oldu; "bir şeyin olacağı varsa olur, çok da şey etmemek lazım". bundan sonra emekli, iki masterlı, kedili köpekli, dalmalı, koşmalı, terliğimizi ayağımızın ucunda sallayarak şezlongumuzda yayıldığımız güneşli günlerle hayatımıza kaldığımız yerden devam edip yeni maceralara atılmak için uygun rüzgarı bekleyeceğiz.  

19 Şubat 2024 Pazartesi

daha da

 büyük güne saatler kaldı....çok gerginim çünkü sunumda şahane saçmalayabilirim çünkü birinci masterımın sunumunda jüri üyelerinden birini tezimi kendisine önceden göndermeme rağmen, okumadığı ve düzeltmem gereken, yanlış olduğunu düşündüğü yerleri bana önceden bildirmediği için -bence haksız ve gereksiz- bir mini sinir krizi eşliğinde; "böyle şeyleri nasıl yazabildiniz, yanlış bunlar" diye avaz avaz bağırıp, beni bir güzel demoralize edecek kadar delirtmeyi, diğerini de "vay efendim, tez sunumuna niye börek çörek getirmediniz?" diye başlayan ve "eğer akademik camiada çalışmalarınıza devam etmeyecekseniz, tezinizi kabul ederim" şeklinde devam eden bir tehditle sonuçlanan bir dizi saçmalamayı söyleyebilecek kadar şuursuzlaştırmayı başarabilmiş ve "daha da akademinin bırak kapısını, kenarından köşesinden önünden arkasından dolananı eşşek tepsin" diyerek kendimi bu ortamlardan uzak tutup güllük gülistanlık bir hayat sürerken, üç yıl önce -herhalde pandeminin olacağı malum oldu- (genelde aptallara malum olur; bakınız şekil 1A) canım sıkılmasın diye kendime ikinci bir tez meşgalesi yaratmıştım. bakalım bu maceranın sonu çarşamba günü nasıl sonuçlanacak. kimi neden ne şekilde delirtebileceğim. azzzzz sooonnnnrraaaa. 

3 Şubat 2024 Cumartesi

dana ve kuyruğu

 



dananın kuyruğunun kopacağı aya girdik en sonunda. ne mi olacak? iyice sündürdüğüm tezimi cebren ve hile ile sunacağım bu ayın 21'inde. üç kişilik jürinin karşısına çıkıp zaten okudukları tezi bir de sözel anlatacağım yani anlatabileceğimi umuyorum. düşüncesi bile kalbimi çarptırıyor. muppet show'da balkondan gösterileri izleyen ve hiçbir şeyi beğenmeyen yaşlılardan statler'in (resimde soldaki bıyıklı) hemen hemen aynısı olan tez danışmanım, lütfedip şubat sonunda üniversiteden ayrılacağını söylediği için o gitmeden tezi bitireyim diye güzelim ara tatilimi bilgisayar başında, "bitse de kurtulsam" kıvamında gına getirdiğim tezimi toparlamakla geçirdim. biraz önce de son bölüm olan "conclusion" bölümüne noktayı koydum. yarın danışmanımın görüşlerine sunucağım. dilerim ki daha da kendimi böyle sancılı ve aslında yapmamla yapmamam arasında -artık- bir farkın olmadığı işlere bulaştırmam. zira kendimi böyle işlere bulaştırmak gibi bir yeteneğim var. tahtaya vurup, totomu kaşıyorum. 21 şubat günü saatler 12'yi gösterdiğinde kazasız belasız ben bu işten yırtarsam, bütün günlerimi ve gecelerimi dizilere, kitaplara, filmlere, makyaj videolarına (evet yaşım 47'ye gelince makyaj yapmayı öğrenmeye heveslendim) ve yemek tariflerine vermek gibi harika planlarım var. umarım 21 şubat'ta, "adddrrriiiiaaaannn" diye bağıran rocky misali ben de "geeeeçççççttiiiimmmm uulllleeyyyynnnnn" diye bağırabilirim.