17 Mayıs 2017 Çarşamba

bulutcuk



Bir yere daha yeni taşındıysanız, ne yaparsanız yapın, ağzınızla kuş da tutsanız siz hep "sonradan gelensiniz". Sanki özel bir grubun facebook arkadaş listesine kendinizi bir şekilde üye olarak kaydettirmek gibi. Seni eklerler listeye ama bir şekilde kuyruksundur işte. O listenin eskilerinin hepsinin bildiği bir hikaye vardır, hepsi anlatır gülerler sen bakarsın şaşkın şaşkın. Burada hissettiğim en yoğun duygu bu. "Kıçın kıçın kendini araya sokuşturma" hissiyatı. Herkesin bir hikayesi var ve sanki ben o hikayenin sonuna yetişmişim. Ben de başka hikayeler yazacağım orası kesin ama benim hikayelerim hiçbir zaman onlarınkiler gibi olmayacak. Kendi hikayelerimin efendisi, başka hikayelerin de yancısı olacağım.
Ama bu hissiyat adadaki en güzel şeyin bulutlar olduğu gerçeğinin ötesine geçmiyor. Evin çatısına çıktığımda elimi uzatıp, kendimi yukarı doğru yavaşça çekersem tutabileceğim, üzerine oturup etrafı seyredebilecekmişim kadar yakın, gün içerisinde şekilden şekle renkten renge giren kocaman kocaman pofuduk pofuduk bulutlar var burada. Kendi hikayemi yazmama şahit bulutlar.

Hiç yorum yok: