26 Temmuz 2012 Perşembe

izmir



İzmir...

Deniz, huzur, dinginlik, neşe demek.
Yolda yürüyenin de parkta oturanında samimiyetle güldüğü, merhabayı, günaydını eksik etmediği bir yer demek.
Nasıl Ankara'ya gidenin en büyük sevinci İstanbul'a dönme ihtimaliyse, İstanbul'da yaşayanın da umudu birgün İzmir'de yaşayacak olma hayali.
İşte bu hayal demek İzmir.
                                              

İzmir...

İki adımda Çeşme'ye ya da Alaçatı'ya gidip bembeyaz bir yelkenlide mavi suları yara yara giderken mutluluktan dört köşe olmak demek.
Her sokağında dolaşırken aslında yaşadığımız şehr-i İstanbul'un ne kadar karmaşık, boğucu, stresli, içine kapalı, üzücü bir yer olduğunu farketmek demek.

Ama hepsinden öte

İzmir...
Sevdiğinin omzuna yaslanıp güneşi batırmak demek.

Kısacası

İzmir...
Aşk demek.










4 yorum:

kağıt faresi dedi ki...

istanbul'da yaşayıp izmir'e taşınma hayali kuranların en başındayım ben de. her yaz mutlaka bir bahane bulup gidiyorum izmir'e. her seferinde istanbul'a dönerken lanet ediyorum. bir gün taşınırım belki, neden olmasın :)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Valla ben niyeti bozdum. Bu sene sonu bilemedin seneye temelli gitme planım var. Bu kadar İstanbul yeter bence.

Miss Marmelat dedi ki...

İstanbul aşkımın yanında İzmir burnumda tüten bir sevgili gibi... Huzur ve neşe demişsiniz, gerçekten de öyle. İnsanları da öyle...

Adsız dedi ki...

Gene mi Ankara'ya laf...bitmedi bu (cakma) Istanbul'lularin alip veremedigi..yav kardesim, kendi isinize baksaniza!

:_)