13 Ocak 2013 Pazar

kar ertesi

Geçen hafta harala gürele içinde geçti. "Kar yağacaktı, yağıyor, yağdı yağacak, vallahi de billahi de sabaha karşı yağacak, yalanım varsa iki gözüm önüme aksın bugün yarın eli kulağında yağacak!" derken derken yağdırdılar en sonunda karı.
Şöyle bir düşünüyorum da küçükken daha mutluymuşuz yahu. Havada atıştırmaya başlayan kar tanelerini görür, 'tatil yağıyor, tatil yağıyor!' diye sınıftaysak sınıf camlarının, evdeysek ev camlarının önünde zıplardık. Hatırlıyorum kar yağdığında çok mutlu olurdum ben. Her taraf bembeyaz olup, bir nevi masal alemine bürününce ortalık her kötü şeyin yok olduğuna, bir daha can sıkıcı hiçbir şeyin olmayacağına inanırdım. Bir de kar yağınca çöken o derin sessizlik bana çok huzur verirdi. Kar yağınca doğa kısa bir süreliğine tıp oynar. Artık yaşlanınca sadece doğanın o sessizliği içinde yürümek için kar yağsın istiyor insan. Yoksa nerde kar tatili nerde ense yapmak. Geçen hafta pazartesinden başlayan kar geliyor çığırtkanlığı salı günü gerçek olunca,  sabah taksi bulmak için yürürken, yüzüme çarpan kar taneleri hiç de çocukluğumda 'tatil yağıyor!' diye zıplatan kar taneleri gibi değildi. Onlar daha çok 'hay bin kunduz! şimdi kar yağmasının sırası mı! keşke evde olsaydım. Sahi ben niye büyüdüm?!' dedirten kar taneleriydi.
Büyümek böyle nalet bir şey işte. Kar yağarken bile çocukluğun saf günlerindeki gibi o beyazlık sizi mutlu edemiyor çünkü ortalık beyaza bürünürken siz durmayan taksileri durdurmaya, normalde de kötü kullanan şoförlerin daha da kötü kullandığı yollarda dötünüzü kollamaya, kayan yollarda kolunuzu bacağınızı kırmamak için tek kanallı dönemin en büyük kış eğlencesi artistik patinaj buz pateni şampiyonalarından bilinç altınıza yerleşmiş Jayne Torvill hareketlerini sergilemekle ve aynı zamanda karda dondurucu soğukta sokakta kalan kediye köpeğe yem vermekle ya da onların başını sokacağı kartondan evler yapmakla meşgul oluyorsunuz
Büyüdüğümüzde kar yağması demek sizin için hayatın zorlaşması, sizin dışınızda kötü şartlarda yaşayan maddi durumu iyi olmayan, yeterli yakacağı olmayanlar için hayatın daha da zorlaşması ve sizin de onları düşünüp evinizde yarım huzurla oturmak demek. Belki de bütün bu gerçeklikle yüzleşmemek için Peter Pan olmak ve büyümeyi reddetmek en güzeli olurdu.


1 yorum:

kardelen sezgin dedi ki...

Çocukken daha çok kar yağardı ve daha çok eğlenirdik üstelik eldiven yerine çorap giyerdik donardı ellerimiz