19 Mart 2012 Pazartesi

tanıyor muyum acaba?

Nerden baksan en az on yıldır tanıyorum; belki daha da fazla. Önceleri sık görüşürken, şimdi nadiren görüşürüyoruz çünkü şehir dışına taşındı. Ararsam ya da onun kafasına taş falan düşer de ararsa konuşuyoruz. Ama ne olursa olsun araya ne kadar mesafe, iş güç girerse girsin ben onu çok sevdim, onun için endişelendim, onun için sevindim, onun için üzüldüm. Geçen gün aradı; "geldim, görüşelim" dedi. Herkesi ve herşeyi ayarladım, gittik onu görmeye gitmesine de, işler hiç de benim düşündüğüm gibi olmadı.
Bir ilgisizlik, bir dağınıklık, bir umursamazlık...yaw ben seni görmeye gelmişim, ev sahibine senin yüzünden emrivaki yapmışım, sevgiliyi peşimden sürüklemişim, sen niye bana böyle davranıyorsun. Hadi beni geç, ben eski arkadaşınım niye daha ilk kez gördüğün sevgilimi tersleye tersleye konuştun. Daha dakka bir çocuk seninle ilgili gayet akıllı mantıklı sorular sormaya çalışıyor sen niye onu tersliyorsun? Evet senin yaptığın şeylerle ilgili bazı şeyleri bilmiyor olabilir, neden onu hiçbirşey bilmiyor muamelesi yaptın ki? Ben seni hiç tanımamış mıyım? Yoksa sen böyleydin de ben mi görmedim? Ben, arkadaşım dostum dediklerimi hiç tanımamış mıyım acaba? Yoksa benim kimsem mi yok buralarda? Kırgınım kızgınım...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu işler böyle galiba biraz.
Ben de taşınıp uzaklara gidenlerdenim. Sonra geliyorum, kısıtlı günlerimde bir arkadaşıma vakit ayırıyorum -yanlış anlaşılmasın severek, isteyerek ayırıyorum ama bir çok insanı geri çeviriyorum o vakti ayırabilmek için- , bir de bakıyorum arkadaşımın ruhunu başkası ele geçirmiş sanki, aynı kişi değil artık. E kırılıyorum haliyle... Sonra diyorum ki, insanlar birbirinin hayatına girer ve çıkar. Evrende herkesin bir araya gelip birbirine yardımı/ilgisi/sevgisi dokunacağı zamanlar vardır, bu dönem geçtikten sonra cenazeye dönüşmüş bir arkadaşlığı sürüklemeye çalışmanın anlamı yoktur. Böyle kabullenebilirsek, kırgınlık-üzgünlük olmadan birbirimizin hayatından çıkmayı başarabilirsek, arkadaşlık zarar görmemiş olur. Birbirimizi hep gülümseyerek hatırlarız.
Kusura bakmayın blogunuzu tesadüfen gördüm ve okuduğum bu ilk yazıyla birlikte damdan düşer gibi girip ahkam kesmeye başladım ama çokça yaşadığım için bu ve benzeri olayları, dayanamadım. Hepimiz değişiyoruz, ilgi alanlarımız değişiyor, ruhumuz gelişiyor, hepimizinki her zaman aynı hızda olmuyor. Asla size dokundurma yapmadığımı bilin, belki de değişen benim -gittiğim için-, ya da değişimden fazla etkilenemeyen, gelişemeyen benim -bir şeylere uzak kaldığım için-. Ama sonuçta farklılaşma kaçınılmaz kişiler arasında. Bazen aynı evdeki eşler bile yabancılaşmıyor mu birbirine, ustaca olan bittiğinde yolları ayırmayı bilmektir. Ne olur affedin, sadece bakış açımı yakalarsanız siz de yaralanmazsınız ve belki size mini mini bir faydam dokunmuş olur diye yazdım.
Sevgiler
İsmim: Sevi

Gamlı Baykuş dedi ki...

Sevi selam,yazmış oldukların için teşekkürler. Bir yerden sonra arkadaşlıklar sadece eski günlerin hatrına devam ediyor. Eskiden en ufak detayı paylaştığın kişilerle bir yerden sonra yolların ayrılıyor. Ben hiçkimseyle yollarımı ayıramadığım için onun bu tavırları garip geldi belki de kimbilir. Ama galiba yolları ayırmanın zamanı gelmiş.