19 Ağustos 2011 Cuma

acemi aşçının ettikleri

Hoş aslında yedi ay öncesinden daha tecrübeliyim ama yine de acemi sayılırım. Arada öyle şeyler yapıyorum ki ben utanıp sıkılırken bulunduğum bölümün şefini geçici dumura uğratıyorum. Son üç haftadır pastanedeyim. Pastane şefi E. çok tatlı ve iyi niyetli bir usta. Benden küçük ama yıllarını pastanelerde geçirdiğinden benden fersah fersah ötede. Özellikle şeker hamurunu çok rahat kullanıyor. Şunu da söylemek gerekir ki çok iyi bir öğretici. Sabırlı ve mahvetme riskinize rağmen size güvenip bir ürün çıkarmanıza ön ayak oluyor. Size güveniyor ve bu güveni hissettiriyor. Geçen gün yaptığım irmik tatlısını pazar günkü brunch masasına koydu. Hatta akşam iftar tatlısı olarak bir tane daha yapmamı istedi. Bir koltuklarım kabardı ki sormayın. Habire mutfaktakilere tatlıdan yediniz mi? diye sordum. Görmemiş durumları işte.
Ama geçen gün öyle birşey yaptım ki pastane olarak ayvayı yiyecektik, direkten döndük. Bizim restoranda sufle gerçek sufle. Bazı restoranlarda sufle diye yutturulan volkan keki falan değil. Bu yüzden ala carte zamanı gelmeden sufleyi vurmanız gerekiyor. Yani suflenin önceden hazırlanana harcını yumurta beyazı ve sarısıyla vurmanız gerekiyor. Böyle büyük bir kabın içinde gerçekten sağa sola çarparak yumurta beyazı ve sarısıyla karıştırmanız gerekiyor. Geçen gün E. benden sufle vurmamı istedi. Ben de işgüzarlık yapıp elime eldiven takıp sufleyi vurdum. Ne yalan söyleyeyim güzel de oldu. İşler hafileyince E., "bakalım nasıl yapmışsın pişir bir tane de yiyelim" dedi. Böyle havalı havalı doldurdum sufle kasesini attım fırına. Eminim güzel olduğuna, zamanı gelince hazırladım tabağımı sundum şefime. Zavallı adam daha tabağı alır almaz şöyle bir sufleye baktı sonra da bana dedi ki "Sen bunu eldivenle mi vurdun?". Ben de bilmiş bilmiş tabii dedim. Ama bir yandan da adam nasıl anladı diye düşünüyorum. "Belli belli" diyerek suflenin içinden birşeyleri çekiştirmeye başlamasın mı. Meğer sufleyi vururken eldivenin bir parmağı kopup hamurun içinde kalmış. Ben de hiç farketmedim eldiveni falan çıkarırken. E. çekti çıkardı eldiven parçasını ve burnuma doğru sallayıp "skandal kadın!" dedi. Ama gözlerinden ateş çıkıyor. Ben utançtan kıpkırmızı. Allahtan bu durumu gören bir ben, bir E. bir de ikimizin de çok sevdiği şoğuk şefi E. Soğuk şefi gülmekle gülmemek arası, Ben kıpkırmızı gözlerim yaşlarla dolmuş, E. kızsın mı kızmasın mı ne yapsın bilmiyor, "Skandal skandal" diye söyleniyor. Tabii bütün sufle hamuru belki eldivenin tamamını da unutmuşumdur diye çöpe gitti. (Yok çıkardım eldiveni elimden hatırlıyorum ama elim kakaodan kapkara olduğumdan anlamadım işte tek parmağın eksiğini. Ne biliyim oldu işte).
Düşünsenize verilmiş sadakam varmış ya müşteriye gitseydi o. Tam skandal. Rezalet hatta. Ne olurdu o zaman? Ohhh mon dio! Düşünmesi bile fena.

6 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Aha şimdi çözdüm işte bir otelde açık büfeden aldığımız şimdi ne olduğunu hatırlayamadığım yiyeceğin içinden çıkan eldiven parmağının sırrını:)) Kesin o da bir acemi aşçının işiydi:))
Olsun Kargam olsun böyle böyle ustalaşacaksın. Varsan baksan o usta eldivenin bütününü düşürmüştür zamanında. İnşallah birgün eldiven parmaklı bir sufle yemek kısmet olur elinden, Sevgiyle...

Ben Keyfim ve Kahyası dedi ki...

alemsin karga:))) verilmiş sadakan varmış ne diyelim :))

Noni dedi ki...

Ay şefin halini o anda görmek isterdim hii hii :)Kimse annesinin karnından usta olarak doğmuyor ki herşey tecrübe ile oluyor, o şefte eskiden bir acemiydi! Ama gerçekten verilmiş sadakan varmış canım o sufle bir müşteriye gitmemiş. Kazasız mutfak günleri diliyorum sana ;)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Teşekkür ederim Leylakcım. Ustalaşma yolunda böylesi kazalar mubah bence de. Sevgiler..

Gamlı Baykuş dedi ki...

Noni'cim, Allahtan çok anlayışlı ve iyi niyetli bir şefim var. Yoksa gerçekten çok büyütülecek bir olaydı, ucuz atlattım. Sevgiler....

zapere dedi ki...

http://www.dailymotion.com/video/xg73is_bu-guluyu-deyerli-yi-unutamayanlara-armayan-ediyorum_fun