7 Şubat 2011 Pazartesi

hacıyatmaz

Aslında size cumaretesi pazar Mutfak Sanatları akademisinde ne kadar güzel zaman geçirdiğimi ya da ünlü biri olunca cenazesine gidenlerin bir mikrofon ve kamera görünce nasıl da o insanı sevdiklerini, yakın olduklarını falan filan anlatıp ölen ünlü kişi üzerinden nasıl prim yapmaya çalıştıklarını (bkz. Defne Joy ölümü ve cenazesine gelenlerin söyledikleri, tv'ye çıkanların söyledikleri vs.vs.) veya yılların gazetecisi oldukları için ölmüş ölmemiş, tanıdık tanımadık herkes hakkında atıp tutarak ahlak bekçiliği yapmaya kalkan lafta kurt ama bence sübyancı (bknz. Hıncal Uluç Ece Gürsel) gazeteci duayenlerle ilgili yazı(lar) yazacaktım. Amma velakin cumartesi bizi ziyaret eden hırsız herşeyimi çaldığı gibi yazı konularımı da çaldı.
İnsan zamanında boş boş konuşabiliyor. "ayyy ben ölüye bakmam, ayyy hırsız giren evde oturamam, eve giremem." Ama başına gelince gerekirse ölüyü de kucaklıyor, hırsızın talan ettiği yatak odasındaki dolapları ve çekmeceleri sakin sakin toplayıp, birkaç saat önce tarumar ettiği yatakta yatabiliyor.
Cumartesi evden çıkarken ve neşe içinde eve dönerken aklımdan geçenlerin hiçbirinde apartmana girdiğimde canhıraş bağıran kedinin benim evin yolunu bulmaya çalışan minik kedim olacağını, evimin kapısının kırılmış ve sonuna kadar açık bir vaziyette her türlü saldırıya açık belki saatlerdir o halde durmuş olacağını ve yatak odamın savaş alanına dönmüş, biriktirdiğim paraların, değerli olan olmayan bütün takılarımın yerinde değil yeller fırtınalar estiğini ve takı kutularının komodinin üstüne saçılmış, yatağımın altındaki bazada bulunan bütün hurçların darma duman bir halde ortalığa saçılmış olacağı elbette aklımda geçmiyordu.
Cumartesi günü artık ne zaman yaptıysa hırsızın biri bana yine keskin bir viraj döndürdü. Alın terimle, gecelerin bilmem kaçına kadar nefes tüketip kazandığım ve hastalıkda sağlıkda bir kenarda dursun ne olur ne olmaz diyerek biriktirdiğim, harcamaya kıyamadığım paralarımı, bilgisayarımı ve en önemlisi de bana annemden ve babacığımdan yadigar kalan takılarımı çalarak emeğimi ama en  önemlisi de anılarımı çaldı. Hiçbirşeyim yok artık.
Hacıyatmaz gibi hissediyorum kendimi, gelen giden vuruyor ben de inadına ayağa kalkıyorum.
Ama yoruldum artık.

7 yorum:

Simon Templar dedi ki...

çok geçmiş olsun.

neo dedi ki...

geçmiş olsun :( benim de emirgan'daki eve girmişti hırsız. evin o halinin çok kötü hissettirdiğini hatırlıyorum. yakın zamanda çok iyi, çok güzel bir şey olsun, unuttursun bu kötü olayı size...
sevgiler

TYLER DURDEN dedi ki...

IT'S ONLY AFTER WE'VE LOST EVERYTHING THAT WE'RE FREE TO DO ANYTHING.

morkoyun dedi ki...

gecmis olsun'dan daha kapsamli bir sey gelmiyor aklima. neo'nun dileklerine katiliyorum ben de.

Adsız dedi ki...

Sevgili Gamlı Baykuş,

Çok geçmiş olsun. 17 yılımı geçirdiğim bir yerde boyle bir olayın olması beni çok üzdü;sanki bu olay sizin değil de benim başıma gelmişçesine şaşkın ve kızgınım. Yine de "Cana geleceğine mala gelsin!" klişesini söylemekten başka bir şey yapamıyorum.

Sevgiler,

Ekmekçikızın Kardeşkayası

Gamlı Baykuş dedi ki...

Hepinize çok teşekkür ediyorum.Evet canıma gelmedi ama gelmiş kadar oldu.
Sevgili Adsız, evinizi gerçekten öyle görmek istemezdiniz emin olun. İçim acıyor.

Leylak Dalı dedi ki...

Çok geçmiş olsun Kargacım. Ne desem boş gelecek sana biliyorum. Vakti zamanında bir adet de bana yapmıştı ziyaret o körolasıca. üstelik gece, biz uyurken. Kayda değer birşey almamasına rağmen evime ve mahremiyetime girilmiş olması sinir krizi geçirtecekti neredeyse. Allahtan taşınma aşamasındaydık da çok geçmeden başka eve geçmiştik.
Seni çok iyi anlıyorum ama yine de herkesin dediği şeyi tekrar etmekten başka edecek laf bulamıyorum: Allah beterinden korusun...