3 Ocak 2011 Pazartesi

daha şimdiden ne umduk ne bulduk


Valla sabahtan planımı yapmıştım, "bu sefer, bu yılbaşı çok içicem, gelsin rakılar gitsin tekilalar şeklinde takılıcam kesin" diye diye kendimi hazırladım tüm gün. Hatta erkenden sızmayayım diye hemen eve gidip güzel bir öğlen uykusu bile uyudum. Ama tabii ki her zaman olduğu gibi Karga birşeyi planladığında ne zaman gerçekleştiği görülmüş ki! Sağolsun geçen senede bizi davet eden arkadaşlarım bu senede davet ettiler, yılbaşında onların evine gittik (Ancak ev sahibesinde bir telaşe bir telaşe ki öyle telaş yapan herşeyi dert edinen bir tip asla değildir. Görüp göreceğiniz en rahat insandır sevgili arkadaşım).Onu böyle telaş içinde görünce ben kitlendim. Kız bir sağa koşturuyor bir sola koşturuyor. "Mezeleri tabaklara boşaltalım, içeriye bardak taşıyalım." "Ver ben mezeleri koyayım" diyorum benim elime birşeyler tutuşturuyor, sonra kendi başka bir şeye koşturuyor. Böyle koştura koştura sofraya oturduk. Ben "ooo ne güzel rakı, meze sofra keyfi yapacağız derken herkes bir yumuldu mezelere kimsede çıt yok. Ha babam yemek yiyor herkes. Arada "eee daha daha nasılsınız?" türünden sorular. Benim daha tabağımdakiler bitmeden hop herkes kalktı sofradan. E ben orda otursam olmayacak "obura bak, oturdu kaldı, hepsini o yedi olacak", ama kalkıp televizyonun karşısına oturasım da yok. Çaresiz kalktık hindi gelinceye kadar ortada dolanmaya başladık. "Hadi oniki olmadan aktivite yapalım" dendi. Ben garip garip bakıyorum ne aktivitesi diye. Sonradan gelen dördüncü çiftin garip kocası "ben dürbünü mü getirdim, zaten lazerlerim cebimde" diyerek cebinden iki tane lazer çıkardı. Haydaaa herkes başladı dürbünden oraya buraya bakmaya, etraftaki binalara lazer tutmaya. "Bu mu aktivite" diyorum. Sevgili ile garip garip birbirimize bakıyoruz. Sonra beklene hindi geldi. Hapur hupur o da yendi. Çarçabuk tabaklar toplandı. Ben ikinci rakıyı zor içtim. En gıcık olduğum aktivite olan sessiz sinema zar zor oynatıldı. Bana "U 571" diye bir filmi anlatacaksın dediler, anlatamadım (Sahi bu film nasıl anlatılır?). Zaten saçlarım paket kağıdının süsü gibi kıvır kıvır iğrenç olmuştu, bir de ortalığa çıkıp film anlatma(ma)ya çalıştım. O garip adam hepimizi filme aldı. Eminim arada sırada bizi izleyip gülüyordur. Sinir şey.  En sonunda bir buçuk gibi isyan ettim, sevgiliyi de toparlayıp, kaçtım oradan.
Gece, iki buçukta evde çok sevdiğim pijamalarımı giymiş halde televizyon karşısında uyuklayarak bitti. Bir daha yılbaşında evden dışarı çıkmak mı? Tövbe!!!!

2 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ha ha ha, bir yere mi yetişilecekti de sofrada öyle at koşturdunuz:))
Şu dürbünle bakıp laser tutma aktivitesine aklım ermedi, biraz röntgen ruhu gördüm o şahısta:))
Bir dahaki yıla bize gel Kargacım, ben seni saatlerce sofradan kaldırmam, istediğin kadar da içersin, hindi de 10 dakka aradan sonra değil hemen gelir masaya:)))
Herşeye rağmen yeni yılın kutlu olsun:)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Maksat masa başında oturup kalmamak, aktivite yapmaya vakit kalmasıymış. Aktiviteden aktivite beğenme durumu söz konusuydu. Ben de çok sinir oldum röntgenci amcaya sormayın. Seneye bakalım durum neler gösterecek ama teklifiniz şimdiden iştahımı kabarttı! Sana da mutlu yıllar :))
Sevgiler...