4 Kasım 2010 Perşembe

sabah monologları

Kasım....4'ü olmuş bile çoktan. Bu ayın dört günlük bilançosu oldukça yüklü. Sevegili işe girdi evdeki daha doğrusu koltuktaki mona lisalık günleri sona erdi. Ama her zaman olduğu gibi kafası iş güç meseleleri ile dolu olduğundan artık başka bir gezegenden bildiriyor. Biz ev ahalisi onun etrafındaki uydular şeklinde dolanıp duruyoruz. Yapacak birşey yok.
İş yeri desen aynı cadı kazanı değişen birşey yok. Değişme umudu ise hiiiiç yok. Bu yüzden ben değişmeye karar verdim. Üç maymun olucam...Görme, duyma, konuşma. En iyisi. İşini yap çek git evine sen mi kurtarıcan.
Hava bir öyle bir böyle. Pazartesiden beri kısa kollularla geliyorum okula bunun sonu nezle bilemedin grip.
Ha bir de hergün minik notlar yazdığım bir günlüğe başladım. Çok geç alınmış / akla gelmiş bir fikir. 20'li yaşlarımda gelseydi bu fikir ne güzel olurdu. Her gün ne olduğu ile ilgili minik bir bilgi. Diğer tuttuğum günlükler böyle gün gün değil. Neyse bu da birşey.
Kısacası Kasım'ın 4'ü olmuş bile. Bir sene daha bitiyor ama değişen hiçbir şey yok.

2 yorum:

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Komşum,
Bir çay sefası mı yapsak, Synder'i de çağırıp, yoksam sinemaya mı gitsek?
Bayram geliyor, el öpmeye beklerim!
:))

Gamlı Baykuş dedi ki...

Valla pek güzel olur komşum!!! Konuşalım el öpmeye gelelim!