4 Eylül 2010 Cumartesi

babama mektup 3

Sevgili Babacığım,
Bugün tam bir sene oldu. Bir senedir yoksun yanımızda. Sen gittiğinden beri hem pek çok şey değişti hem de hiçbirşey değişmedi. Annem sana daha önce de anlattığım gibi belki biraz daha az ürkek ama kanadı kolu kırılmış gibi. Konuşuyor gülüyor da içten değil. Gözleri dalıp gidiyor bir yerlere. Biraz özlem daha çok da pişmanlık dolu içi. Senin olduğun zamanlarda yapamadıklarınıza ya da yapmadıklarına hayıflanıyor gibi. Kardeşim genel olarak iyi ama daha da içine kapanık, sinik oldu. Zaten hiçbirşeyini anlatmazdı iyice haberimiz yok ne yapıp ettiğinden. Valla dürüst olmak gerekirse senin gitmen onu nasıl etkilediğini daha hala çözemedim. Dedim ya anlatmıyor hiçbirşey.
Ben mi? Ben freni tutmayan araba gibi yokuştan aşağıya olanca hızımla gidiyorum. Ne zaman bir yere toslayacağım bilinmez ama sanırım tosladığımda fena olacak. Neyse yazarım sana haberin olur, merak etme. Sen gittiğinden beri içimdeki o sıkıntı hiç geçmedi. Aksine her geçen gün arttı çünkü seni çok özlüyorum. "Babama gidiyorum, babamla konuştum" ya da "baba" diye seslenen birini görünce/duyunca çok kıskanıyorum/bozuluyorum. Cep telefonumda hala cep numaran kayıtlı herhalde ben ölene kadar silinmez o numara. Bir süre önce yolda giderken bir adam gördüm. Aynı senin boylarda saçları da seninkilere benziyordu üstüne üstlük bir de senin montunun benzeri bir mont giymiş. Sen sandım, nasıl heyecenlandım anlatamam. Bir süre adamın arkasından gittim sen misin acaba diye. Gözlerimle gördüm orada yattığını ama hani belki ölmemişsindir, çıkmışsındır mezarından ve bizi biraz üzmek için oyun yapmışsındır sandım. Sonra adamın yüzünü gördüm gerisi hayalkırıklığı. Bir de başka birini gördüm arabada onu da sen sandım. Bu zamanlarda içim nasıl bir an mutlulukla doluyor bir bilsen. Biran ferahlıyorum.
İşte böyle babacığım, bomboş yapayalnız koskoca bir yıl geçti. Eğer bizi bir yerden izliyorsan sen söylemden ben sana söyleyeyim "Evet sen bize demiştin. Seni hiçbir zaman dinlemediğim ve sana hep karşı çıktığım için pişmanım". Sana daha iyi şeyler en azından bir torun müjdesi yazmak isterdim ama maalesef bu safer değil. Umarım diğer mektupta daha güzel şeyler yazarım.
Tekrar görüşünceye kadar hasretle ellerinden öper, kocaman kucaklarım sevgili babacığım.
Akılsız kızın Karga'dan sevgilerle.....

2 yorum:

NzN dedi ki...

boğazıma bir şeyler çöktü...
2 ay önce olsa da otururdu bi şeyler boğazıma ama bu 2 ay içinde babamı 2 kere kaybetmiş ve 2 kere kazanmış olmanın verdiği farklı bir duygu var.
ben bu duyguları bu dünyaya ait kelimelerle anlatamıyorum. sadece anladım ki kelimeler kifayetsiz kalıyor lafı gerçekmiş...
böyle bi kocaman sarılasım geldi sana ve bunları yaşayan herkeslere.
yüreğine güzellikler ve sonsuz sevgiler diliyorum. en güzel ilaç sevgidir bana göre...

sevgiyle!

Gamlı Baykuş dedi ki...

Teşekkürler NzN! Gerçekten kelimeler yetersiz kalıyor!