18 Şubat 2010 Perşembe

günlere tekir buğusu

Gerçekten artık yetişemiyorum. Akşam tam olayların ne olduğunu anladığımı, bu ülkede ne olup bittiği ile ilgili az buçuk fikrim olduğunu düşünerek yatağa giriyorum, sabah bir kalkıyorum hooop herşey daha da karmaşık bir hal almış. Hani bir Allah'ın kuluda gayet basit bir şekilde böyleyken böyle diye açıklamıyor ki olayı. "HSYK'nın genel yapısına aykırı bu durumun behemehal hemen değiştirilmesine....savcının yaptığı gayet doğrudur.... hayır savcı kendi yetki sınırını aşmıştır....bu bir ikinci Şemdin'li olayıdır...." Eh be kardeşim, ne oldu şimdi? Ben ipin ucunu kaçırdım. Toplayabilene aşkolsun.
Kafada ipin ucu kaçmışken ve aynı esnada mide kazınırken yapılabilecek en iyi şeyi yapmak farzdır her zaman: yiyeceksin arkadaşım. Şöööle tazesinden bir yarım kilo tekiri temizlettireceksin, eve gelip atacaksın kızgın yağa, onlar yağın içinde kıpraşırken, yapacaksın havuçlu mısırlı marul salatasını, kızarmış ekmek ve bir küçük rakı (diyebilmek isterdim ama Ada'ya yasak. Dolayısıyla kuru kuru gider tekirler.).
Eh yukarda filler tepişirken, biz küçük fanilere böyle küçük mutluluklar lazım. Ooooohhhh sefam olsun, yarasın.


1 yorum:

Ekmekcikız dedi ki...

Yarasın, iyi besin alsın, nereye geliyorum ben diye tasa etmesin!
:)