4 Ekim 2009 Pazar

gün onların günü






Eveeet bugün onların günü(ydü). 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü (işte ekim'i sevmek başka bir neden daha). Sabah sabah Misket bey oğlumun "ıslak mama" isterim diye mızıklanmasına bile kızmadan, "hadi hadi bugün senin günün" diyerek bir konserve (fency feast) açtım önlerine. Aslında ne zamandır onlar hakkında bir yazı yazmak istiyordum ama araya hep başka şeyler girdi, yazamadım.






Evdeki dört ayaklı ahali ile ilgili olarak daha önce bir Zeliş'imin çılgınlıkları bir de Misketin gelişi ile ilgili olmak üzere toplam iki yazı var. Çok ayıp etmişim onlara karşı çok. Utandım şimdi. Söz bundan sonra onlarla ilgili daha çok yazıcam.
Zeliş hanımı iki sene önce kaybettik ve o gittikten sonra Misketim kendini çok ama çok yanlız hissetti. Ben de bu duruma çok üzülüyordum ama eve yeni bir kedi alıp, ona bağlanıp, kaybetmeyi göze alamadım. Misket bey cebren ve hile ile bende kalmıştı, ondan ayrılmaya niyetim yoktu ama bile bile başka bir kedi ile gönül bağı kurmak istemedim. Bahçedeki kedilerin, eski evin havadar restaurant balkonunda beslenip, yazın sabahtan akşama kadar Misket'le birlikte karşılıklı güneşlenmeleri, kestirmeleri bana yetiyordu. Ama bir süre sonra havalar soğumaya balkon keyfi sona ermeye başladı.
Günlerden birgün balkon restauranta minik siyah bir kedi gelmeye başladı. Ansızın gelip, acele acele mamaları mideye indirdikten sonra kendisi ile iki çift laf etmemize fırsat vermeden tabanları yağlayıp kaçıyordu. Bir süre böyle devam etti, bende "tamam, teklif var, ısrar yok. Gelir mamaları yersin, sana karışmam" diyerek, kendisi ile uzaktan bakışmakla yetindim. Bir süre sonra havalar iyice soğumaya başlayınca, bir baktım bu ürkek minik kedi benim mutfak sandalyelerimin minderlerini mesken tuttu. Bir iki derken birgün balkon kapısını kapatıverdim ve o evimin Kara kızı oldu. Beni epeyce uğraştırdı bu kara kız. Aşılarını yaptırmaya giderken evde az yakalamaca oynamadık. Peki ya hava almak için evden çıkınca mahallenin çapkın beyleri tarafından kıstırılıp, bir geceyi sokakta, bir ağaç tepesinde geçirmesine ve benim de sevgili ile birlikte onu kurtarmak adına, elimizde sopalar, süpürge sapları ile garajdaki ağaçlara tırmanmamıza ( ki sevgili kediden korkan bir insandı, Kara kız yüzünden azgın erkek kedilere karşı cengaverce savaştı sevgilim) ve apartmandaki herkesin bize "vah vah bu öğretmen hanımda kafayı iyice sıyırdı, kedilerle konuştuğu yetmiyormuş gibi şimdi de onlarla ağaçlara tırmanmaya başladı, yazııık" bakışlarına maruz kalmamıza ne demeli. Neyse iyi kötü bir aradayız işte. Bu aralar birlikteliğimizin senesi olacak. Kıçın kıçın yaklaşıp, kendi kendine evime geldi bu şaşkın. Sevgili Sndrfknella, "kediler sahiplerini kendileri bulur" demişti, doğru galiba. Şimdi Misket bey oğlumla birlikte mutlu mesut yaşayıp, günden güne kilo almakla meşgul. Sanırım bir süre sonra minik patili, tombul bir kara böcek olacak. Zira Misket bey sayesinde her gün her gün ıslak mama yemekte.
Kara kızım şanslı bir kediydi, kendimi övmek için söylemiyorum ama yollarımız kesişmeseydi, şu anda nerde ne halde olurdu bilmiyorum. Akşam haberlerinde bugün için yapılan yürüşte konuşan hayvanseverleri dinledim. Kara'cım kadar şanslı olmayıp bir dönerci tarafından karnı kesilen ve son anda bir hayvansever tarafından kurtarılıp ameliyat ettirildikten sonra bu kişi tarafından sahiplenilen bir köpeği ve gözleri oyulup bir torbaya konulan başka bir köpeği ve onu bulan ve sahiplenen yüreği kocaman insanları görünce içim isyan ve çaresizlikle doldu. Geçen seneden beri sahiplendirdiğim on kediyi ve daha ulaşamadığım onlarca hayvanı düşündüm. Hepsi ne yazık ki yukarıda anlattıklarım kadar şanslı değiller. Bu ülke ne zaman hangi konuda adam oldu ki bu hayvan hakları konusunda adam olsun. İyi ki benim gibi hatta benden daha yüreği kocaman insanlar var da bu hayvancıklara biraz olsun sahip çıkmaya çalışıyoruz.
Umarım bir gün bütün hayvanların nefes alan bir canlı oldukları bilincinde olan, onların da canlarının yanabildiğini düşünen ve buna göre davranabilen, onları koruyup kollayan milyonlarca insanın olduğu bir dünyada ve ülkede yaşarız.

1 yorum:

zafer dedi ki...

Ameeeennnnn öğretmen hanım..Amen:)