19 Ekim 2009 Pazartesi

bahçemin gary'leri


Şükür Yaradana havalar sanki biraz biraz kışladı. Hafta sonu ve bu akşam itibariyle yağmurlar başladı. Yağmur başladığında bahçemin Gary'leri de ortaya çıkıyor teker teker ve beni de alıyor bir telaş. Öncelikle bunların kimler olduğunu bir açıklayayım isterseniz.

Vikipedia kendilerini şöyle tanımlamış:
Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin Orthogastropoda sınıfındaki kabuklu kara hayvanlarının ortak adı. Tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için çok soğuk havalarda donarlar. Çok sıcak havalarda ise su kaybederek kuruyabilirler. Geçtikleri yerlerde iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler. Kabuklarıyla gövdelerinin arasındaki kurumuş sümüksü sıvı, vücutlarındaki nemi kaybetmemelerini sağlar. Kışın toprak altına ya da ağaç kovuklarına girerek etkinliklerini azaltırlar. Yazın çok sıcak olduğunda da benzer şeklide davranırlar. Çoğunlukla otçul olmakla beraber, etçil ya da omnivor olabilirler. En çok yağmur yağdığında ortaya çıkarlar. Ayrıca yenilebilir.


Bildiniz mi kimlerden bahsettiği mi? Evet tabiki anladınız; salyangozlardan bahsediyorum.
Ben bu hayvanlara bayılıyorum ve yağmur yağdığında kimseler onlara basmasın diye kafam önde habire yerlere bakıyorum. Zira bu hayvanceğizler, "daha aman insanoğlu kaçalım, ahanda şimdi üstüme basacak" demeye kalmadan (hoş birşey demeye kalsa ne yazar, dakikada 1 santim ancak gidiyorlar) çıtırt! sesi çıkarmak süretiyle eziliyorlar. İşte ben de yağmurlu havalarda sağıma soluma bakıp nerde kendini böyle ortalık yerlerde sürünmeye bırakmış salyangoz varsa, onları bulup bir kenara kaldırmakla uğraşıyorum. Tabi benim kafa önde bodoslama giderken karşımdaki kişiye göbekten girdiğim olmuyor mu oluyor. Artık bir iki gülücükle işi hallediyorum.
Eeee Gary adı nerden geldi derseniz. "Sponge Bob Squarepants" isimli efsanevi çizgi filmdeki Sponge Bob'un evindeki evcil hayvanı, bir köpeğin ruhunu taşıyan bir sümüklü böcek. Ben bu çizgi filme ve Gary'e bayıldığım için bütün salyangozlar benim için Gary.

O yüzden bu yağışlı günlerde lütfen "Gary'lere özgürlük".







7 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ayy canım ya, onlar sizin için Gary, benim için Fişkene. Çocuken teyzemin uçsuz bucaksız meyve bahçesinden az toplayıp koleksiyon yapmadım onlarla (İç Anadolu'da "Fişkene" denir, bilimsel mi yöresel mi bilmiyorum)O kadar meraklıydım ki kabukların toplar mektuba yapıştırıp yolarlardı bana. Halan kuzenlerle biraraya gelince benim için bir fişkene muhabbeti açılır.
"Mutfak Çıkmazı"nı okuduğunuzu gördüm. Harikadır. Tahsin Yücel'e ve bütün yazdıklarına hayranımdır, hepsini okudum. Eğer okumadıysanız "Peygamberin Son 5 Günü" nü hararetle öneririm. (Dini bir konu değil)
Sevgiler, blogunuza balıklama dalmamın bir sakıncası olmamıştır umarım:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Peki, "Gary'lere Özgürlük!"
:)))

Ben de bakarım onlara, bazen çok ortada kalmışlarsa alır bir kenara koyarım. Ama, bazen. :)

zafer dedi ki...

Kask taksınlar efendim..Siz pişirmek için topluyorsunuz sonra da kenara koyuyorum diyorsunuz..YEMEZLERRRR efendim, Türkler yemez (salyangogoz)..Şaka bir yana bu salyangoz milletinin bitkilere zarar verdiğini duymuştum.Yeşile zarar vereni ben caRTTTT yaparım(bu cart ve çıtırt şakaydı)..Salyangoz bana pek sevimli gelmiyor,gerçi kızlar toplar kolye yaparlardı (kırsal kesim kızları eskiden)..Deniz salyangozu veya midye kabukları ilginç oluyor,gençken kumsalda toplardık.Toplayış sebebimiz olarak da güya akvaryuma koyacağız bahanesini üretirdik aklımızca.Fakat toplar toplar atmaya da kıyamazdık.Sonra bahçenin bir köşesi midye,deniz salyangozu kabuklarıyla dolardı.Tabii anne ve babalar çaktırmadasn çöpe yollasa da her yıl yine köşe dolardı.Sedefli,rengarenk,çakıl taşları,deniz minareleri,midyeler,istiredyeler,deniz salyangozlarıideniz yıldızları,mürekkep balığı kemikleri,ilginç testi kırıkları...İşte kaptan Flyn.2in hazinesi,tek bacaklı omuzunda papağanı kötü kalpli korsan...........Fazla mı eskilere gittim ben yaf,şu kara salyangozunun yaptığına bakın.Beni denizler hakimi yaptı birdenbire.. :))

zafer dedi ki...

Değerli Damlıbayankuş bakın şu yazıyı bir okuyun.Yalnız değilsiniz Kih kik kih(değerli böyle gülerdi..Hani tv'deki değerli adındaki köpecik yani.siz o köpecikle tanış olmuş muydunuz bilmem..).. :D

http://sendul.blogspot.com/2009/10/bir-sumuklu-bocegi-sevmek.html

Gamlı Baykuş dedi ki...

Leylak Dalı bloguma istediğiniz gibi dalabilirsiniz, hiç sorun değil. Hatta çok sevinirim. Tavsiyenize uyup Tahsin Yücel'iin diğer kitaplarını da okuyacağım :)))

Gamlı Baykuş dedi ki...

Zafer bey, deniz salyangozları ayrı.Benim evde bir sürü kabuk dolu. Küçükken onları toplayacağım diye iki büklüm az dolaşmadık sahillerde. Yaaaa işte benim yazılarım böyle insanı alır taaaaa eskilere götürür. Ha bu arada sizinle artık pek az yazışır olduk.

Sndrfknella dedi ki...

Gary kediruhludur bikerem... mawww der :)))) Ayrıca Ülfet'e salyangoz fırçanı da unutmuş diilim :p

öptümmmmmm